28 Mayıs 2013 Salı

Günlerin Köpüğü




Okuyan bilir, büyülü bir kitaptır bu. Kapılar; çıplak bir omza konan öpücük sesiyle kapanır, insanlar; deresi ve küçük tavşanlarıyla bir orman gibi kokar, odalar; müziğin etkisiyle yuvarlaklaşır.
Aynı zamanda korkunç bir kitaptır bu. Hem umutsuzluk hem de feci derecede mutluluk verir.

Çalışmadan ona bir ömür yetecek kadar serveti olan bir adamın, güzeller güzeli karısının ciğerine onu hasta eden bir nilüferin kaçmasıyla günden güne karanlıklaşan, bulanıklaşan, daralan yaşamının hikayesi.

İnsanın algılarına, zaaflarına ve varoluşuna kafa tutan fantastik bir dram.

Okurken Duke Ellington, Memphis Minnie ve biraz da Billie Holiday dinlediğim; bol bol su içip derin nefesler almak ihtiyacı hissettiğim bu Boris Vian eserinin Michel Gondry imzalı sinema uyarlamasını dört gözle bekliyordum.

The science of sleep ve en çok da Eternal Sunshine of the spotless mind filmlerini bildiğimiz bu hayal gücü yüksek şahsiyet, kitabın verdiği hazla boy ölçüşemese de, beklentilerimi boşa çıkarmadı diyebilirim.

İsterim ki hazır vizyondayken herkes görsün, hatta mümkünse izlemekle yetinmeyip kitabını okusun, Chloe'yle, piyanokteyl ile, bedenden ayrılmış saf duygusallıkla geç olmadan tanışsın.

18 Ocak 2013 Cuma

Dertli Mektuplar-I

           
büyük patlama
            Bu nasıl iş İlhami Abi?
            İçimdeki yangın sönmek bilmiyor. Sular serptim, itfaiyeler çağırdım çare etmedi. Yollara vurasım geliyor kendimi, bisiklete binip rüzgara pedal çeviresim, yağmur sularının biriktiği mazgallara dalasım geliyor. Soğusun istiyorum içim, ciğerim.
            Öfkeliyim abi.
            Bu hayatın bizim gibileri hep arada derede bırakışına, bazılarına kıyaklar düzerken bizi dibe batırışına, onlara her işi tereyağından kıl çeker gibi bize deveye hendek atlatırcasına yaptırışına, hep ikili oynayışına kıl oluyorum.
            Bu nasıl iş abi? Neresinden tutsak elimizde kalıyor, bir kız sevsek zengin oğlana varıyor, iş istesek daha eğitimlisi geliyor, ne zaman yeniden başlasak hep bir aksilik çıkıyor. Bizim paçamız çamurdan sıyrılmıyor, öksürük yakamızı bırakmıyor, neyle yıkarsak yıkayalım gömleklerimiz onlarınki kadar beyaz olmuyor.