Onun sana narım demesine sinir oluyorum.
Tikim belki bu benim.
Gecenin bir yarısı gelip gitmeler...
Sorgusuz, sualsiz
"Ben geldim." demeden,
kapıyı tıklatmadan.
Sonra dönüp durmalar...
Bir türlü beğenmemeler hiçbir şeyi..
-Ellerim titriyor işte bak,
hatırlamaya bile gelemiyorum-
Onun sana;
"Buzdolabında soğuk su kalmamış, yüzünde renk kalmamış, sesinde sesim kalmamış.’ der gibi bakmasına dayanamıyorum.
Hem sonra,
ne zaman sana gelsem;
elimde en sevdiğim kitap,
boyalarım,
bir kaç temiz sayfa,
ve sokaktan getirdiklerimle;
kimi zaman bir taş,
kimi zaman bir kedi,
kimi zaman kuru bir yaprak...
-Ne diyorduk?-
Ne zaman sana gelsem
kucak dolusu birikmişlikle,
ağzıma kadar anlatacaklarımla doluyken,
belki kavga etmişken annemle,
belki sinemadan çıkmışken biraz evvel,
belki gülmüşken ağız dolusu...
-Neyse işte-
Sana geldiğimde orada onu görmek;
kaşları hafifçe yukarı kalkmış,
sorgular,irdeler,süzer gibi bakışlarını hissetmek
deli ediyor beni.
Ve her defasında sormayı unutuyorum;
-Sevgilim,kim bu kadın?
1 yorum:
sonundaaa :)
Yorum Gönder