29 Ekim 2012 Pazartesi

"Bir roman için notlar. Muhtemel giriş: "*

Persona/ Ingmar Bergman
        Ona parçalı kişiliğimden bahsettiğimde henüz Persona' yı izlememiş, 'var gibi olmak' ve 'var olmak' kavramları arasındaki farkı bu kadar derinden hissetmemiştim.
       Yıllar önce bulduğum 'ne düşünüyorsan anında söyle' hilesi, ağzımdan çıkan sese, söze, düşünceye yabancılaşma hızımı azaltmıyordu artık.
       O anda, en derin, en içimdeki şeyleri olduğu gibi ona söylerken bile; -öz-benden çıkıp, çimlerin üzerinde elini kolunu oynatarak sürekli bir şeyler anlatan kendimi bir kaç santim öteden izliyor ve alnımda yanıp sönen 'sahte' yazısını görmezden gelemiyordum.
       Eylemsizlik; içinden bir dolu yaşamak fışkıran ve her yanından zorla hareket dayatılan bizler için çok güç bir seçenek  Fakat yine de uykuları uzatmaktan, odamda bir delik aramaktan vazgeçemiyordum.

Hiç yorum yok: